10 Mart 2013

Tarihinde güncellendi.


mail
print
comm

İki ayaklı elemeli maçlarda eşitlik durumunda başvurulan yol ‘deplasman golü’ kuralıdır. Bu kural iki maç sonunda iki takımın attığı gollerin eşit olması sonucu devreye girer.

Ancak burada tartışılması gereken durumlar var. Neden iki maç sonunda atılan goller eşitse deplasmanda daha çok gol atan turu geçiyor? Örneğin, A ve B takımı maç sonuçları A-B: 3-2 B-A: 2-1 olsun. Burada atılan goller 4-4 yani eşitlik söz konusu. Kuralımıza göre bu durumda bakılan şey deplasmanda kim daha çok gol atabilmiş? Kurala göre B takımı tur atlar. Peki ama; A takımının deplasmanda daha az gol yemesi hiç mi önemli değil?  A takımı deplasmanda 1 gol, B ise 2 gol yemiş buna neden bakılmaz?

Mesela; Fenerbahçe 2007 sezonunda Az Alkmaar ile karşılaşmış ve ilk maç Türkiye’de 3-3, diğer maçta ise 2-2 bitip Fenerbahçe elenmişti. İyi ama Az Alkmaar hiç Fener’i yenememişti ki? Şimdi burada deplasmanda 3 gol attı diye Az takımının çıkması normal mi?
Peki, bu kural neden var? 1965 yılında yani 48 sene önce konulmuş bir kural bu. O şartlarda ulaşım çok zordu. Şimdiki gibi 2-3 saatte dünyanın her yerine ulaşım imkânı yoktu. Sadece 2 gün süren deplasman yolculukları bile oyuncuları yormaya yetiyordu.

Herkesin aklına buraya kadar değinilmeyen bir soru takılabilir: TARAFTAR!

48 yıl önce bu kadar çok taraftar, tribün baskısı, tribün desteği var mıydı? Bence hayır! Çünkü  taraftarlar için yapılmış bir kural değildir. Sadece uzun uçak, otobüs yolculuklarının etkisini minimize edip, rakip takımı isteklendirmek için konulmuş olabilir.

Bu adaletsizliğe Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger, “Ulaşım imkânları eskisi gibi değil. Artık uzun uçak yolculukları yapmıyorsunuz. Deplasmana gitmek oyuncular üzerinde büyük etkiler yaratmıyor” diyor yılların tecrübesiyle. Ve 40-50 sene önceki şartlarda konulmuş kuralın günümüzde uygulanamayacağını belirtiyor.

Bu uygulamanın bir değişik versiyonu İngiltere Lig Kupası’nda karşımıza çıkıyor. Tek elemeli olarak bilinen eleme maçları, beraberlik durumunda konuk ekibin sahasında yeni bir maç yapılmasıyla devam ediyor. Yine her türlü beraberlik aldıklarında (yani gol sayılarına bakmaksızın) maç uzatmaya gider. Sonrasında ise maçın penaltılara gitmesi için tek bir sebep var, oda; iki maçta aynı skorla bitmiş olsun. Diğer sonuçlarda penaltıya gitmeden deplasmanda daha çok gol atan takım tur atlıyor. Biraz karmaşık bir sistem ancak gereksiz penaltı atışlarına gerek kalmadan tur tamamlanıyor.

Örneğin ilk maç 2-2, ikinci maç 3-3 ise uzatmalara gider. Uzatmalarda da gol olmazsa turu deplasmanda daha çok gol atan geçer. Uzatmalarda iki takımda beraberliği bozamaz ancak goller bulursa bile deplasman golü kuralı geçerlidir. Penaltılarla gitmesi için ise müsabakanın 2-2 ve 2-2 bitmesi ve uzatmalarda gol olmaması gerekir.

Bu konuyu savunan Manchester United Teknik Direktörü Sir Alex Ferguson ise “Bu kuralı doksan dakika için uygulamak yerine maçlar uzatmalara götürülsün. Deplasman golü kuralı uzatmalarda devreye girsin. Böylelikle hem uzatmalarda daha çok gol izleriz, hem de kimse maçı penaltılara götürmek için ekstra bir çaba harcamaz!” diyerek kuralın mantığını tam olarak anlatmıştır.

Arsene Wenger de, Ferguson da taraftarlardan hiç bahsetmiyor farkındaysanız. Çünkü kuralın konuluş amacında böyle bir şey yok. Günümüzde taraftarların etkisi yadsınamaz düzeyde. Ancak eşitlik için ‘deplasmanda atılan gol kadar, deplasmanda yenmeyen gol’ de önemidir. En azından atılan ve yenilen goller eşitken turun kaderini bu kural ile değiştirmek bence çok yanlış.

Hem daha iyi bir futbol istiyoruz hem de deplasmanda şansa bir gol atan takıma destek verip ikinci maçta defansa çekilip oyunu karartmasına, soğutmasını mani olamıyoruz. Daha seyir gücü yüksek bir futbolsa eğer amacımız 50 yıl önceki kuralı değiştirmek şart.

Belki ‘Futbolun Kuralını’ değiştirmeye gücümüz yetmez ancak daha adaletli ve iyi futbol için günümüz şartlarına uygun kurallara da ihtiyacımız var.

ÜMİT BERBER
mail
print
comm
***
AMK Spor Gazetesi Resmi Web Sitesi ©2012 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.